Yukarı Çık
.
26 Haziran 2020 Cuma 08:48:13
2071 kez okundu.
Safranköyü kararlı....

1990 lı yıllarda açılan ve daha sonra kapatılan Safranköy'deki  Karatepe mevkiindeki kömür ocağı sessiz açılmasına köy halkı isyan ederken Çalışma iznin 2017 yılında Özel İdare tarafından verildiği öğrenildi.

2022 yılında Yalova'nın mahallesi olacak olan Safran köydeki eski kömür ocağı izni 2017  yılında Yalova Özel İdaresinde Yalova belediyesinden bir temsilci,Özel İdare Müdürlüğü,Çevre Mühendisi,İl Jandarma komutanlığından bir temsilci,Kadostra Müdürlüğünden bir temsilci, Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünden bir temsilci,,Orman İşletmesinden bir temsilciden oluşan bir komisyon tarafından "Yalvaç Gübre Org.Hamd.Mad.Elect. Üretim Sanayi'ye Kömürün yanı sıra LEONARDİT  maddesi çıkartma izni verdiği öğrenildi.,

BELEDİYE BİRŞEY YAPAMIYOR

Yalova Belediyesinin şuan yetkileri dışında faaliyette bulunan alanda kömürün ilk oluşumu olan ve Organik gübre çıkartıldığını söyleyen köy halkı, yaklaşık 12 dönümlük olan ve mülkiyeti şahsa ait olan kömür ocağında harıl harıl kamyonlar çalışırken çevre güvenliğinin dahi alınmadı.Şikayetimiz üzerine bölgeye jandarma geldi.Güvenlik önlemleri olmayan yerde ocağın çalışmasına müsaade ettiler.

PAHALI BİR GÜBRE

Leonardit maddesi kıymetli ve pahalı bir doğal gübre.Birileri para kazanacak diye izin vermişler.30 yıl önce 3 çocuğun ölmesinden sonra kapatılan maden ocağının yanında konutlar yükseliyor.Ocağın bir yanı da değerli tarım arazisi.Ürünler üzerinde toz kaplamaya başladı.

Hala yetkililerin soruna el atmalarını bekliyoruz.

TARIM ARAZİLERİNİ KORUYACAKLAR BİLE "EVET" DEMİŞ

Bu izin nasıl verilir.İşin acı tarafı da komisyonun içinde çevre mühendisi,Tarım İl Müdürlüğünden birer yetkili var.Bunlar araziye gelip tarım arazisi olduğunu görmediler mi?

İki yıl sonra burası Yalova'nın bir mahallesi olacak.O zamanda mahalle içindeki ocağa müsaade edecekler mi ?.Çevresindeki tarım arazilerinde kaymalar meydana geldi.Bu yüzdende arsa arazi  fiyatları da düştü.Biz köy halkı olarak buna müsaade etmeyeceğiz.Mahkemeye baş vuracağız.Demokratik bütün haklarımız kullanacağız.

Özel İdareye dilekçe verdik.Cevaplarında,702.35 hektara izin verildiğini,ruhsat bitiş tarihlerinin 02.04.2023  olduğunu bildirdiler"dediler.

LEONARDİT NEDİR

Leonardit, alkali çözeltilerde kolayca çözünebilen, yumuşak, siyah veya kahverengi, parlak, camsı bir mineraloittir. Yakın yüzey madenciliği ile ilişkilendirilen linyitin bir oksidasyon ürünüdür.

Tarımda kimyasal madde kullanımından uzaklaşılması ve organik tarıma olan ilginin gittikçe artması, leonardit hammaddesinin ve bu hammaddeden elde edilen humik ve fulvik asitin tarımsal faaliyetlerdeki önemini arttırmaktadır. Ayrıca son yıllarda leonarditten elde edilen ulmik asit üzerine de çalışmalar yapılmaktadır.

 Leonardit ve türevleri, kozmetikten ilaç sanayine, sondaj sektöründen hayvan yemi ve filtre sistemlerine kadar pek çok alanda kullanılmaktadır.

DOĞAL GÜBRE

Leonardit, linyitin kömürleşme esnasında yüksek oranda oksidasyona uğramış hali olup, yüzde 35-85 arasında değişen miktarlarda hümik asit içeriğine sahiptir. Leonardit, yüksek oranda hümik asitler dışında; karbon, makro ve mikro besin elementleri içeren, kömür düzeyine ulaşmamış tamamen doğal organik madde olarak da tanımlanır. İçerdiği yüksek orandaki hümik asitlerden dolayı önemli ekonomik değere sahiptir.

Leonarditin, metamorfizma ve hümifikasyon şiddetine bağlı olarak hümik asit içeriği yüzde 35–85 arasında, nem oranı da %25–40 arasında değişmektedir (Çizelge 1). Siyah-kahverengi, pekişmiş toprak görünümünde, elle kolaylıkla ufalanabilecek sertliktedir (Şekil 1). Kaliteli leonarditin yoğunluğu 0,75–0,85 gr/cm3 , pH değeri ise 3–5 arasında değişmektedir. %1’lik KOH, NaOH solüsyonlarında çözünürlüğü yüksek, suda çözünürlüğü ise düşüktür. Çözeltisi siyah parlak renkte, köpüksü, kolloidal ve yağsı görünümdedir. pH değeri 8–9 olan toprakla hazırlanan satürasyon çamurunda kolay çözünmektedir.

Leonarditten elde edilen ürünler

Leonardit, potasyum hidroksit ile reaktörlerde kimyasal işleme sokularak ham sıvı hümik asit elde edilir. Homojenizasyon ve filtrasyon işlemlerinden geçirilen sıvı hümik asit şişelenerek, konsantre işlemine tabi tutularak veya kurutulup toz haline getirilerek kullanıma hazır hale getirilir.

Leonarditten elde edilen humik maddeler; humin, humik asit, fulvik asit ve ulmik asittir.

Toprak; canlı, cansız ya da çürümüş olan organik maddeleri içerir ve tamamen çürümüş olan organik bileşenler humus olarak adlandırılır. En iyi humus kaynağı çürümüş bitki ya da kompost materyallerdir. Yuksek hümik asit içeriğine sahip humatlar da iyi bir humus kaynağı olarak bilinmektedir.

Hümin, hümik maddelerin asit ya da alkali herhangi bir pH değerinde suda çözünemeyen

bir bölümüdür. Moleküler yapıları çok büyük olup, hümik maddeler içinde parçalanmaya en dayanıklı olanıdır.

Leonardit kullanımının sağladığı yararlar

Hümik asitin faydalarını fiziksel, kimyasal ve biyolojik olmak üzere üç grupta toplamak mümkündür. Organik tarımda leonardit kullanımının önemi her geçen gün artmaktadır. Bitki verimi ve kalitesi dikkate alındığında, leonardit kullanımının avantajları genel olarak şöyledir:

* Verim artışı sağlanır,

* Daha kaliteli, canlı, sağlıklı, besleyici ve standart ürün elde edilir,

* Önemli ölçüde erkencilik sağlanır,

* Gübre kullanılması durumunda, kullanılan gübre miktarı çok azaltılır,

* Leonardit (veya hümik asit) toprağın yapısını mükemmel bir şekilde düzenler ve ıslah eder,

* Çevreye zarar vermediği gibi topraktaki mevcut kirlenmeleri giderir,

*Toprağın sıkışmasını önleyerek daha iyi havalanmasını sağlar,

*Toprağın su geçirgenliğini arttırır,

*Kumlu toprakların organik madde miktarını arttırır,

*Toprağın su tutma kapasitesini arttırır,

*Kuraklığa karşı su kayıplarını azaltarak toprak nemini korur,

*Toprak rengini koyulaştırdığı için güneş enerjisinden daha iyi yararlanmayı sağlar,

*Topraktaki yararlı mikroorganizma faaliyetlerinin artmasını sağlar,

*Toprağın pH yapısını düzenler ve toprağı nötralize eder,

*Hümik asit yüksek tuzlanma sonucu ortaya çıkan toksitlenmeleri düşürür.

Linyit, Turba, Gitya ve Leonardit

Linyit, turba, gitya ve leonardit arasındaki en önemli fark içerdikleri hümik asit oranıdır.

Kuru bazda; linyit, turba ve gitya en fazla yüzde 30 oranında hümik asit içermekte olup, hümik asit oranları genellikle yüzde 5-20 arasındadır. Bir materyalin leonardit olarak tanımlanabilmesi için içerisinde en az yüzde 50 oranında hümik asit bulunması gerektiği uluslararası literatürde yer almaktadır. Ancak, Tarım Bakanlığının ilgili yönetmeliğinde

bu alt sınır yüzde 40 olarak belirtildiğinden, leonardit tanımında alt sınır yüzde 40 olarak alınmalıdır. Üst sınır ise bütün yayınlarda yüzde 90 olarak belirtilmektedir. Bu durumda leonarditin hümik asit oranının yüzde 40-90 aralığında kabul edilmesi gerekmektedir.

Oran olarak yüksekliğinin yanı sıra, leonarditin içerisindeki hümik asitlerin çözünürlüğü

de diğerlerine göre çok daha fazla ve hızlıdır. pH oranları; leonarditte yüzde 3-5 arasında, linyitte yüzde 6-8 arasında, turbada yüzde 5,5-6,5 arasında ve gityada yüzde 6,5-8 arasında değişmektedir.

Karbon içerikleri farklılıklar göstermekte olup, ortalama olarak; linyit için yüzde 70, turba için yüzde 60, leonardit için yüzde 50 olarak kabul edilir. Gitya (organik maddece zengin çamur/organik çamur) karbon oranı daha düşük olup, Afşin-Elbistan sahasında yer alan gitya için karbon oranı yüzde 25,25 olarak ölçülmüştür.

İçerdikleri oksijenin oranları, her birisi için, yine farklı yerlerdeki maden ocaklarına göre

farklılıklar göstermektedir. Ortalama olarak; leonardit yüzde 30-50 arası, linyit yüzde 20 ve turba yüzde 25-30 arasında değişen oranlarda oksijen içerir. Oluşum süreçlerinde oksitlenme özelliğinden dolayı leonarditin oksijen oranı göreceli olarak diğerlerinden daha yüksektir.

Sertlik dereceleri; leonarditin 1, linyitin 2-2,5 arasında olup, turba pekişmemiş bir materyal olduğundan sertliği yoktur.

Gitya ise orijinal haldeyken (tüvenan) plastik yapıdadır, sertliği yoktur ancak kurutulunca küp şeklinde parçalara ayrılacak şekilde çamur çatlakları oluşur. Leonarditin yoğunluğu 0,70 gr/cm3 ile 0,90 gr/cm3 arasında, linyitin yoğunluğu 1,30 gr/cm3 ile 1,50 gr/cm3 arasında değişim gösterir. Turbanın yoğunluğu ise nemi alınmadan önce 0,80- 1,00 gr/cm3 civarındayken kurutulduktan sonra 0,10–0,40 gr/cm3 arasında değişen değerlere düşmektedir. Gityanın ortalama yoğunluğu ise literatürde 0,46 gr/cm3 olarak verilmektedir. Nem oranı orijinal turba ve gitya numunesinde %50-75 arasında, linyit ve leonardit numunesinde iseen fazla %35-40 düzeyindedir.

 

Bunu Sosyal Medyada Paylaş :

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.