Yukarı Çık

İNSAN VE GÜZEL AHLAK

22 Temmuz 2018 Pazar 15:16:04
406 kez okundu.

Yeryüzünde, tüm bireyleri kucaklayan , onlara rahmet kapılarını açarak Dünya ve Ahiret mutluluğu sunan, kıyamete kadar devam edecek Tek Din İSLAM’dır . Şahadet kelimesini kalben kabullenip, sözlü olarak ifade eden her birey iman etmiş olur. Eylemleri yapan, yasaklardan sakınan Müslüman, Rabbiyle yaptığı sözleşmeye uyduğunu, yaşantısıyla kanıtlar. Ruhundaki güzel ve faydalı eğilimleri geliştirerek mükemmel bir olgunluğa ulaşır. Bu güzellikler insanının hayatına yansır, hareketleri değişir, düşünceleri güzelleşir.

Müslüman elinden ve dilinden herkesin güven içinde/emin olduğu kimsedir.HALİFE İNSAN olur. Dinimiz, bireyleri ruhen eğiterek, ahlak ve erdemli olmalarını sağlar. İmanı seçen her birey,kötü eğilimlerini terk edip, güzel yönlerini geliştirerek iyi bir insan olmayı başarır.BAŞARMALIDIR.

Hz. Peygamber (sav.)’in ahlakını öğrenmek isteyen kişiye; Hz. Aişe Annemiz; “Sen Kur-an okumuyor musun”. “ O’nun ahlakı Kur-an idi”şeklinde cevap vermiş ve O’nun ahlakını bu şekilde tanımlamıştı. “Sen güzel ahlak üzeresin”  ayetiyle Rabbi ahlakını övmüş, “Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” ifadesiyle İslam’ın hedefinin AHLAKLI insanlar yetiştirmek olduğunu ilan etmiştir. Çünkü O, Kur-an’ı tane tane okuyor, anlamını düşünüyor, dinin öğütlerini tutuyor, yasaklarından uzak duruyor ve bildiklerini insanlara ulaştırmak için çalışıyordu. Her halükarda OKUMA YAZMAYA önem vermiş, dinimizin “OKU”  emrini güzel anlamış, önermiş, “Bilenle bilmeyenin denk olmadığını.” örnek insanlar yetiştirerek tarihin sahifelerine yazdırmıştır. Gönül kapıları kapalı olanları manevi kör olarak niteleyen dinimiz, bağrını insanlara açanları ise; “Görenle kör bir değildir” Ayetiyle övmektedir. Cahilliği karanlıkla, faydalı ilmi ise aydınlıkla tasvir etmiş, “Karanlıkla aydınlık bir olmaz” ayetiyle bu gerçeği duyurmuştur.

İslam;Güzel bakmayı, baktığını görmeyi, mantığın sınırlarını aşarak duygularla düşünmeyi öğretir.Bir kısım insanlar bakar ama gerçekleri göremez.Kainatta ona sunulan ibret tablolarını okuyup, onlarda saklanan ibretleri algılayamaz.Sanata bakarak sanatçının gücünü gören insan, doğal güzellikleriyle dünyayı süsleyen, her mevsimde eşsiz harikalar yaratan YARATICIYI görecek, büyüklüğünü anlayacak ve O’nun önerilerine gönülden bağlanacaktır. Böylece kapalı kapılar ona açılacak, sezgileri gelişecek duygularıyla düşünecektir. Mutlu olabileceği güzel ortamlar oluşturacaktır.

Boş sözleri, çok uykuyu ve çok yemeyi önermeyen dinimiz, ölçülü yaşamayı tavsiye eder.Sadeolmayan,yapmacık davranışları hoş karşılamaz. “Yapmayacağınız şeyleri neden öneriyorsunuz”ayetiyle, çelişkili ifadeleri ve hayat tarzını yermiştir. Her konuda kişilerin kendini sorgulamasını ister.Hatalarını gözden geçiren kişi,BAŞKASINI ELEŞTİRECEK ZAMANI OLMAYACAK, İNSANLARIN ARKASINDAN KONUŞMA ANLAYIŞI TOPLUMDA UNUTULACAKTIR.

Güzel ahlak, insanın tüm eylem ve söylemlerinde görülmelidir. Kalbinde güzel duygular barındıran insanların da faydalı eserleri toplum tarafından takdir görecektir. KISACA İSLAM GÜZEL AHLAKTIR. Barıştır. Kardeşliktir. Hoşgörülü olmaktır. Kötü ve faydasız işlerden soyutlanıp, düşünce, ifade ve eylemlerde karşılık beklemeden herkesin mutluluğu için çalışmaktır. Hz. Peygamber; “Doğruluk ve güzellik, iyiliğe, iyilikse cennete götürür.Yalan ve kötülükler, günaha, günah ise cehenneme götürür”sözüyle, Dünya ve Ahiret mutluluğunu güzel ahlaka bağlamıştır. Yapılan hiçbir iş karşılıksız kalmayacağı için herkes çalışmasının ödülünü noksansız alacaktır. “Cehennemliklerle Cennetlikler bir olmaz. Cennetlikler kurtuluşa ereceklerdir” Ayeti kerimesi, iyilerin sonsuz hayatta da mutluluğunu müjdelemektedir. İslâm Dini kadar güzel ahlaka önem veren bir başka din veya düşünce sistemi göstermek mümkün değildir. Öyle ki Peygamber Efendimiz "İSLÂM, GÜZEL AHLÂKTIR" buyurmuştur. Hz. Peygamberin güzel ahlâka teşvik eden bir çok güzel sözü vardır."Müminlerin İmanca en kamil olanı, ahlâkı en güzel olanıdır" "İçinizden en çok sevdiklerim ve kıyamet gününde bana en yakın olanlarınız, ahlaki en güzel olanlarınızdır" hadisleri bunlardan sadece ikisidir.

Kur-an’ı Kerim'de adalet, ahde vefa, affetme, alçak gönüllülük, ana-babaya itaat, sevgi, kardeşlik, barış, güvenirlilik, doğruluk, birlik, beraberlik, iyilik, ihsan, iffet, cömertlik, merhamet, müsamaha, tatlı dilli olma, güler yüzlülük, temiz kalplilik gibi güzel ahlâki hasletlere teşvik eden ve zulüm, haksizlik, riya, haset, gıybet, çirkin sözlülük, asık suratlılık, cimrilik, bencillik, kıskançlık, kibir, kin, kötü zan, israf, bozgunculuk... gibi kötü hasletlerden Nehyeden pek çok Ayetin yer alması, Kur-anda ahlaka ne kadar önem verildiğinin bir göstergesidir.

Peygamber Efendimizin güzel ahlaka teşvik eden ve kötü hasletlerden nehyeden hadisleri ise neredeyse bir kitap oluşturacak kadardır. O sadece bu sözleri söylemekle kalmamış, güzel ahlaki bizzat yasayarak insanlara örnek olmuş ve öğretmiştir.Bu yüzden O'nun ahlaki, İslam ahlakinin en güzel tatbikatını oluşturmaktadır. İste bu sebeple burada peygamberimiz,Hz. Muhammed'in güzel ahlakından az da olsa söz etmek istiyoruz. Çünkü O gerçekten en güzel örnektir.Örnek Halife insandı.

Peygamber Efendimiz güler yüzlü, nazik tabiatlı, ince ve hassas ruhlu idi. Kati yürekli, sert ve kırıcı değildi. Ağzından sert ve kaba hiçbir söz çıkmazdı. Başkalarını tenkit etmez, kimsenin ayıbını yüzüne vurmazdı. Yanlış ve hoşlanmadığı bir davranış görürse "içinizden bazı kimseler, şöyle şöyle yapıyorlar." şeklinde, bu davranışları yapanların kim olduklarını belli etmeden ve hiç kimseyi kırmadan yanlışı ve hataları düzeltirdi. Kimsenin sözünü kesmez, konuşması bitinceye kadar dinlerdi. Tartışmayı sevmez, sözü gereğinden çok uzatmazdı. Kendini ilgilendirmeyen şeylerle meşgul olmaz, kimsenin gizli hallerini araştırmazdı. Allah'a hürmetsizlik olmadıkça, sahsına yapılan kötülükleri, ne kadar büyük olursa olsun, bağışlar, eline imkan geçince öç almayı düşünmezdi.Son derece iffet ve haya sahibiydi. Bütün insanları eşit tutar, zengin fakir, efendi-köle, büyük-küçük ayrımı yapmazdı. Her bakımdan kendisine güvenilirdi. Verdiği sözü mutlaka zamanında yerine getirirdi. Dürüstlükten ayrıldığı, şaka bile olsa yalan söylediği hiç görülmemiştir. Bu yüzden O'na henüz peygamberlik verilmeden önce "Muhammed'ül-Emin" denilmişti. "Güzel ahlakın en azı, meşakkatlere göğüs germek, yaptığı iyiliklerden karşılık beklememek, bütün insanlara karşı şefkatli olmaktır." Bütün her şey aslına uygun HALİFE İNSAN olmakta gizlidir.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.